perde kapandı
sokak lambaları kimsenin içini aydınlatamadı
gece derinliğinin soğuğu yaz sıcağını bastırdı
şimdi elimi oynatabiliyorum yalnızca
birazdan gözlerimi açamayacağım belki
belki bir kaç saat belki bir kaç gün
kıvranacağım kendi bedenimin içinde
ve uyanacağım aniden
kendi kendimi doğurmuşum gibi
yaşadağım acı kendi doğumumun sancısıymış sanki
kahkahalar atacağım
bardakları birbirine vuracağım
dans edeceğim ulu orta ve utanmadan kimseden
sonra yine aynı terane...
hoşgeldin sokak lambası ve ondan sızan cılız ışık
gözlerimi yakıyorsun
sen yalnızca ışığına aldanıp sana değenleri yaktığını mı sanıyorsun
kim bilir
kaç gözün yanığından dökülen yaşın sorumlususun

Bebeğim sadece olduğun yerde durmanın nasıl bir yorgunluk olduğunu biliyor musun? Yılgınlığın bir insana yorgunluğu bile unutturduğuna tanık oldun mu hiç? Olmadıysan ne şans! Olmadıysan ne mutlu sana. Neşeyle gülümseyen bir yüz canlanıyor gözlerimde. Kendi yüzü ancak bu kadar yabancı gelebilir bir insana.